Yeniden Refah Partisi Sivas İl Başkanı Cabir Çetinkaya, ekim ayı İl Divan Toplantısı’nda Sivas’ın yıllardır çözüm bekleyen sorunlarını gündeme taşıdı. Geminbeli Tüneli’nden sanayi tesislerinin satışına, tarım ve hayvancılıktan Kangal Balıklı Kaplıcası’na kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulunan Çetinkaya, Sivas’ın yatırımlarda hak ettiği önemi görmediğini savundu.
“Geminbeli Tüneli 13 Yılda 8 Bakan Eskitti”
Sivas’ın ulaşım alanındaki en önemli yatırımlarından biri olan Geminbeli Tüneli’nin yıllardır tamamlanamamasına tepki gösteren Çetinkaya, projenin gecikmesi nedeniyle kamu kaynaklarının verimli kullanılamadığını ileri sürdü.
Çetinkaya, “Geminbeli Tüneli 13 yılda 8 bakan eskitti ancak hâlâ hizmete açılamadı. İlk yapımına başlandığı dönemde maliyeti 500 milyon lira olan tünelin maliyeti bugün 3 milyar 700 milyon liraya ulaştı. Zamanında tamamlanamadığı için aradaki 3 milyar 200 milyon liralık fark, Sivaslı hemşehrilerimizin başka alanlarda değerlendirilmesi gereken kaynaklarının bu projeye aktarılması anlamına gelmektedir.” ifadelerini kullandı.
Geminbeli Tüneli’ni Türkiye’nin farklı bölgelerinde tamamlanan tünel projeleriyle karşılaştıran Çetinkaya, şöyle konuştu:
“Aynı dönemlerde yapımına başlanan ve Geminbeli’nden çok daha uzun olan Ovit Tüneli 5 yılda tamamlandı. Geminbeli Tüneli’nden yaklaşık 1 kilometre daha uzun olan Ilgaz Dağı Tüneli ise 4 yılda bitirildi. Ancak Geminbeli Tüneli hâlâ tamamlanamadı. Buradan anlıyoruz ki Sivas’taki bürokratlarımız, milletvekillerimiz ve bu yatırımı takip etmekle sorumlu kişiler, şehrimize gereken ehemmiyeti göstermemiştir.”

“Demir Çelik Fabrikasının Değeri Düşürüldü”
Sivas’ın sanayi ve istihdam alanında ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Çetinkaya, Sivas Demir Çelik Fabrikasının satış sürecine ilişkin de eleştirilerde bulundu.
Fabrikanın satışa çıkarılmadan önce kamuoyunda olumsuz bir şekilde gündeme getirildiğini savunan Çetinkaya, “Bir fabrika satılacaksa onun üretim potansiyeli, ekonomik değeri ve şehre sağlayacağı katkılar anlatılmalıdır. Ancak bizim siyasilerimiz fabrikayı parlatmak yerine sürekli atıl durumda olduğunu, çalışamaz hâle geldiğini, âdeta hurda niteliği taşıdığını söyleyerek değersizleştirdiler. Bu yaklaşım, fabrikayı satın almak isteyen yatırımcıların da önüne engel koymuştur.” dedi.
“Kangal Termik Santrali de Satışa Çıkarılıyor”
Kangal Termik Santrali’nin durumuna da değinen Çetinkaya, santrali işleten firmanın yıllardır çeşitli teşviklerden yararlandığını, işletmeden kazanç elde ettiğini ve şimdi de santrali satışa çıkardığını ifade etti.
Sivas’ın üretim ve istihdam sağlayan tesislerini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirten Çetinkaya, “Şehrimizde istihdam sağlayan fabrikalar birer birer elden çıkarılıyor. Bu durum işsizlik sorununu daha da büyütmekte, gençlerimizin iş bulmak için başka şehirlere gitmesine ve Sivas’ın göç vermesine neden olmaktadır. Sivas’ın fabrikalarını kaybetmeye değil, yeni üretim tesisleri kazanmaya ihtiyacı vardır.” değerlendirmesinde bulundu.

“Kangal Balıklı Kaplıcası İçin Verilen Sözler Yerine Getirilmedi”
Sivas’ın sağlık turizmi açısından önemli değerlerinden biri olan Kangal Balıklı Kaplıcası’nın yıllardır beklenen yatırımlara kavuşamadığını dile getiren Çetinkaya, kaplıcanın millî parklar bünyesine devredilmesinin ardından somut bir çalışma ortaya konulamadığını savundu.
Çetinkaya, “Kangal Balıklı Kaplıcası uzun bir süredir ilgili kurumlara devredilmiş olmasına rağmen herhangi bir ciddi yatırım çalışması yapılmadı. Yatırım için açıklanan rakamlar ve verilen sözler maalesef sadece açıklamalarda kaldı. Sivas’ın turizm potansiyelinin değerlendirilmesi için artık somut adımlar atılmalıdır.” ifadelerini kullandı.
“Çiftçimiz Üretemez Hâle Getirildi”
Tarım ve hayvancılığın Sivas ekonomisinin temel taşlarından olduğunu hatırlatan Çetinkaya, artan üretim maliyetleri nedeniyle çiftçilerin büyük sıkıntı yaşadığını söyledi.
Hububat alım fiyatlarının üreticileri memnun etmediğini belirten Çetinkaya, ekim döneminde artan maliyetlerin çiftçiyi daha da zor durumda bıraktığını ifade etti.
Çetinkaya, tarımsal girdi maliyetlerine ilişkin şu rakamları paylaştı:
“Bir yıllık süreç içerisinde mazota yüzde 100 oranında zam geldi ve fiyatı 102 liraya kadar yükseldi. Gübre fiyatlarında yüzde 100 artış yaşandı ve 50 bin liralık rakamlar konuşulur hâle geldi. Tohum fiyatlarında ise yüzde 50 ile yüzde 75 arasında artışlar yaşandı. Tohumun kilogram fiyatı 35-40 lira aralığına ulaştı. Bu şartlar altında çiftçinin üretimini sürdürebilmesi neredeyse imkânsız hâle gelmiştir.”
“Bir Kilo Pancarla Sakız, Bir Kilo Buğdayla Çay Alınamıyor”
Şeker pancarı üreticilerinin de ekonomik sıkıntılarla mücadele ettiğini belirten Çetinkaya, pancar alım fiyatlarına yapılan yüzde 20’lik artışın üreticinin maliyetlerini karşılamaktan uzak olduğunu savundu.
Ürün bedellerinin ocak, şubat ve mart aylarında ödenecek olmasının çiftçiyi enflasyon karşısında mağdur ettiğini ifade eden Çetinkaya, şöyle devam etti:
“Çiftçimizin emeğinin karşılığı verilmelidir. Bugün bir kilo pancarın parasıyla bir sakız dahi alınamazken, bir kilo buğdayın parasıyla çiftçimiz bir bardak çay içememektedir. Üretici bu şartlarda nasıl ayakta kalacak? Nasıl yeniden ekim yapacak? Çiftçimizi üretimden uzaklaştırırsak bunun bedelini bütün toplum öder.”
Gıda fiyatlarındaki yüksek artışların sorumlusunun çiftçiler olmadığını vurgulayan Çetinkaya, “Gıda enflasyonunun asıl sebebi üretim yapan çiftçimiz değil, çiftçimizin emeği üzerinden kazanç sağlayan aracı firmalardır. Üretici kazanamazken vatandaşın pahalı gıdaya ulaşmak zorunda kalması, bu sistemin yeniden ele alınması gerektiğini göstermektedir.” dedi.
“Muhtarlıklar Kaldırılmamalı, Güçlendirilmelidir”
Son dönemde gündeme gelen muhtarlıkların kaldırılmasına yönelik söylemlere de tepki gösteren Çetinkaya, muhtarların yerel yönetim ve vatandaş arasındaki en önemli köprülerden biri olduğunu söyledi.
Muhtarların mahalle sakinlerinin sorunlarını, ihtiyaçlarını ve yaşam koşullarını yakından bildiğini belirten Çetinkaya, özellikle afet durumlarında muhtarlık kurumunun öneminin daha da arttığına dikkat çekti.
Çetinkaya, “Muhtarlarımız mahallelerinde yaşayan vatandaşlarımızı en iyi tanıyan kişilerdir. Kimin ne durumda olduğunu, kimin yardıma ihtiyacı bulunduğunu bilirler. Vatandaşlarımızla kamu kurumları arasında köprü görevi görürler. Daha da önemlisi, Allah göstermesin, bir deprem veya doğal afet yaşandığında hangi evde kimlerin yaşadığını, kaç kişinin bulunduğunu bilen muhtarlarımız bizim can damarımız olacaktır.” ifadelerini kullandı.
Muhtarlık kurumunun kaldırılmasının doğru bir yaklaşım olmadığını belirten Çetinkaya, “Biz Yeniden Refah Partisi olarak muhtarlıkların kaldırılmasını doğru bulmuyoruz. Aksine muhtarlarımızın imkânlarının artırılması, yetkilerinin güçlendirilmesi ve vatandaşlarımıza daha etkin hizmet verebilmelerinin sağlanması gerektiğine inanıyoruz.” dedi.
“Sivas Hak Ettiği Yatırımları Almalıdır”
Açıklamalarında Sivas’ın ulaşım, sanayi, tarım, turizm ve istihdam alanlarında biriken sorunlarının artık ertelenmemesi gerektiğini vurgulayan Yeniden Refah Partisi Sivas İl Başkanı Cabir Çetinkaya, şehrin kalkınması için kamu yöneticilerinin ve siyasilerin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirtti.
Çetinkaya’nın açıklamalarında, tamamlanamayan yatırımların maliyetlerinin artması, üretim tesislerinin geleceği, çiftçinin yaşadığı ekonomik sıkıntılar ve Sivas’tan yaşanan göçün önlenmesi konuları öne çıktı.

0 yorum
Görüşlerinizi saygılı, açık ve konuya katkı sağlayacak biçimde paylaşın.
Henüz yorum yapılmadı
Bu habere ilk görüşü siz ekleyebilirsiniz.
BUN üyesi olarak giriş yapın
Telefon numaranızla ücretsiz kayıt olarak yorum yapabilir ve haber gönderebilirsiniz.